ANLAMLI BİR MEKTUP
"Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim." / G. M. Kemal Atatürk
Sporu bir kavga dövüş haline getirmek isteyenler olsa da onun hepimizi bir yerde birleşetiren sihirli bir gücü de var. Sportif etkinlikleri büyük bir hırs ve kazanma savaşı haline getirmeden onu bir eğlence, bir oyun ve bir dostluk arenası haline getirmek gerekiyor.
Galatasaray’ın ünlü oyuncusu Mauro Icardi, herkesin örnek alacağı mütevazı ama karakterli bir mesaj yazmış. İcardi, bu takımın önceki efsanelerinden birine, Gheorghe Hagi’ye ait rekoru kırmasının ardından ona çok anlamlı bir açık mektup yayınlamış. Çünkü İcardi de Galatasaray’da en çok gol atan yabancı oyuncu olan Hagi’yi geçerek adını futbol tarihine yazdırmış.
Hangi takımı tutarsak tutalım, sporun böyle düzeyli, akıllı ve ahlaki değerleri yükselten sözlere ihtiyacı var. Bir takımın taraftarı olarak değil; bir sporsever, bir yurttaş olarak bu mektubu paylaşmak istedim.
Bu anlamlı mektup, bir Yunus Emre’si, bir Hacı Bektaş Veli’si ve bir Mevlana’sı olan Türk kültüründen de izler taşıyor. Ulusal değerlerimizin unutturulmaya çalışıldığı, insanlarımızın kültürel farklılıkları nedeniyle paramparça edilmek istendiği bir dönemde sanki birinin bunu hatırlatmasına ihtiyacımız varmış.
Sevgi Mauro Icardi, sen de bizden biri olmuşsun. Demek ki milyonlar seni boşa sevmiyor. Bu mektupla bize; bu değerlere yabancı olmayan bir halka, bu yüksek değerleri hatırlattığın için sonsuz teşekkürler. Karakterli, alçakgönüllü ve insan Mauro Icardi’ye selam olsun!
İşte İcardi'nin Mektubu:
***
Sevgili Maestro Gheorghe Hagi,
Size yürekten ve devlerin izinden yürüdüğünü bilen birinin alçakgönüllülüğüyle yazıyorum.
Bugün birçok kişi rekordan, sayılardan ve istatistiklerden bahsediyor. Ben ise daha büyük bir şeyden bahsetmeyi tercih ediyorum: Bir MİRAS’tan...
Rekorunuzu geçmek sizi yenmek anlamına gelmez çünkü sadece goller bırakmadınız; kimlik, karakter, gurur bıraktınız. Galatasaray'ın kendisini büyük, korkulan ve saygı duyulan bir kulüp olarak görmesini sağladınız. Bütün bir ülkeye bu kulübün sonsuza dek sevileceğini anlattınız.
Hepimizden önce Metin Oktay vardı.
Bize Galatasaraylı olmanın ne anlama geldiğini öğreten isim.
Bu formayı onur, tutku ve kadere dönüştüren kişi.
Siz de bu mirası alıp başka bir boyuta taşıdınız.
Ve bu sayede, sizden sonra gelen bizler burada sadece futbol oynamadığımızı, bir tarihi savunduğumuzu anladık.
Bu tutkuyu ben yaratmadım. Onu miras aldım.
Bugün bana Türkiye'nin idolü olduğumu söylüyorlar.
Beni oynarken izledikleri için Galatasaraylı olan çocuklar var.
Bu formayla yeniden futbola aşık olan yetişkinler var.
Size çok basit ve içten bir şey söylediğimde bana inanın:
Bu aşk benimle başlamadı.
Metin Oktay ile başladı.
Seninle büyüdü.
Ve ben de devam ettirme onurunu kazandım.
Bu tutkuyu ben yaratmadım. Bana miras kaldı.
Ve en büyük sorumluluğum onu beslemek, onurlandırmak ve yeni nesillere aktarmaktı.
Eğer bugün bütün bir nesil "Ben bir Galatasaraylıyım" diyebiliyorsa, bunun nedeni sizin gibi devlerin bu armanın sadece yetenekle değil, karakter ve ruhla da savunulabileceğini ilk öğretmiş olmalarıdır.
Bir idol olmak, önemli goller atmakla ilgili değildir.
Bir idol olmak, insanların hafızasında kalmakla ilgilidir.
Ve bu konuda maestro, siz de sonsuza dek kalacaksınız.
Eğer bugün adım sizin adınızın yanına yazılmışsa bunu büyük bir onur olarak kabul ederim. Çünkü sizin gibi bir efsaneyle aynı sayfayı paylaşmak kutlanacak bir şey değil, minnettar olunacak bir şey.
Var olan her şey için teşekkür ederim.
Olmaya devam ettiğiniz her şey için teşekkür ederim.
Bugün yürüme ayrıcalığına sahip olduğum yolu açtığınız için teşekkür ederim.
Hayranlık, saygı ve sonsuz minnettarlıkla…
Mauro Icardi
